Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Aralık 2010 Çarşamba

Eskisehirspor - Besiktas 2-0 10-12-2010 Maçın Geniş Özeti (VİDEO)

Fenerbahçe 2 3 Bucaspor maç özeti golleri (VİDEO)

Samsun Spor Gzaiantep BB Maç Özeti 12 Aralık 2010 (VİDEO)

Besiktas HJK Helsinki maçı özeti (VİDEO)

Besiktas HJK Helsinki maçı özeti gol 1

Besiktas HJK Helsinki maçı özeti gol 2

M.City: 5 - 1 :Birmingham Maç Özeti (VİDEO)

28 Aralık 2010 Salı

Manchester City'den çılgın hamle

Manchester City'nin, Edin Dzeko transferi bitirdiği iddia edildi.

Daily News gazetesi, City'nin, Wolfsburg formasını giyen Dzeko için 35 milyon avroyu gözden çıkarttığını ve golcü futbolcunun menajerinin transferi sonlandırmak üzere İngiltere'de bulunduğunu yazdı.

Haberde, Wolfsburg'un, Manchester City'nin futbolcu için yapacağı 35 milyon avroluk teklifi kabul edeceği, futbolcunun olası anlaşmaya imza atmak için gelecek hafta başında İngiltere'ye geleceği ifade edildi.



Fenerbahçe'de tatiller yarıda kesildi

Fenerbahçe'de teknik adamlar yıllardır devre arası kamplarında oyuncularına çalışma programı verir ama..

Kimi hocasını dinler programı uygular kimi de uygulamazdı. Bu uygulama ilk kez Aykut Kocaman'ın teknik adamlığı döneminde değişti. 


Devre arası tatilini İstanbul'da geçiren oyuncuları arayan F.Bahçe Menajeri Hasan Çetinkaya,Aziz Yıldırım'ın talimatını futbolculara iletti. Futbolculara,"İstanbul'da olanlar Sancaktepe'de, yurt dışında olanlar da bulundukları yerlerde çalışacak" talimatını ileten Çetinkaya, burada Aykut Kocaman'ın verdiği programın uygulanacağını bildirdi.
Antalya'da pro lisans seminerinde bulunan Aykut Kocaman, kuvvet ve koşu olmak üzere yaklaşık 4 günlük ve günlük 2 saatlik program verdiği oyuncuların ayrı ayrı çalışma yapmasındansa birlikte yapmaları için Sancaktepe'nin kapılarını tekrar açtırdı. Ülke dışında olanlara ise verilen programları uygulamak zorunda oldukları iletildi.

U17 holiganlarına komik ceza

Florya'da Fenerbahçeli gençleri döven iki Galatasaraylı maganda, 600 liraya serbest kalacak.

Galatasaray ile Fenerbahçe U17 takımlarının karşı karşıya geldiği mücadeleyi birbirine katan ve Fenerbahçeli oyuncu Koray'ın burnunu kıran Cihan B., ile uçan tekme atan Yiğit A., mevcut yasaya göre 600 ile bin 200 TL arasında ceza alacak. Bu ceza da 5 yıl ötelenecek. Yasa çıkmış olsa 3 ay hapis, 5 bin TL ceza vardı.


Futbolda U-17 maçlarına kadar sıçrayan şiddet bir kez daha bakanlık koridorlarında bekleyen 5149 nolu yasayı tartışmalı hale getirdi. G.Saray ile F.Bahçe arasında oynanan ve 1-1 biten ilk yarı sonunda çıkan olaylar nedeniyle yarıda kalan maçtaki olaylarda çocuklara dayak atan magandaların yaptıkları yanlarına kar kalacak. Olaylar nedeniyle dün İstanbul emniyeti Cihan B. ve Yiğit A. isimli iki taraftarı gözaltına alırken bu işlemler yeni yasa çıkmadığı için iki holigana ciddi bir yaptırım uygulanamayacak.
5 GÖZALTI DAHA OLABİLİR
F.BAHÇELİ futbolcuların şikayeti üzerine dün yapılan operasyonla gözaltına alınan iki holigandan eletrikçi Cihan B.'nin (25) Fenerli Koray'ın burnunu kıran kişi olduğu, grafiker Yiğit A.'nın (29) da uçan tekme atan taraftar olduğu tespit edildi. Ek süre isteyen polisin 5 taraftarı daha gözaltına alması bekleniyor.
TUTUKSUZ YARGILANACAKLAR
Pekİ bundan sonra ne olacak? TCK'ya göre bu taraftarlara 'darp'tan dava açılacak. Hapis içermeyen yasaya göre bu taraftarlar 600 TL ile bin 200 TL arasında para cezası alacak. Elini kolunu sallayarak dolaşacak taraftarların davaları 3 yıl sürecek, 5 yıl da ceza ertelenecek. Para cezası gelir durumuna göre belirlenirken suç tekrar edilmezse ortadan kalkacak.
HERKES YENİ YASAYI BEKLİYOR
EĞER henüz imzada bulunan ve TBMM'ye gelmeyen yeni yasa uygulamada olsa ne olurdu? Minumum 3 ay hapis cezası, minimum 5 bin TL para cezası, minimum da 1 yıl sahalardan men cezası alacaktı. Ayrıca her maç öncesi karakola gidip 'ben maça gitmedim' raporu verecekti. Hal böyle iken şiddeti önlemek için ciddi bir adım olan yeni yasa ise politikacı ve 'adalet' sağlayıcıların eli-kolu arasında bekliyor.


Sergen Yalçın'dan Beşiktaş'a suçlama

Sergen Yalçın, siyah beyazlı kulübün gerek Tabata gerekse İsmail için Gaziantepspor'a bugüne dek 1 lira bile ödemediğini ileri sürdü.

Beşiktaş'ın sembol futbolcularından Sergen Yalçın, siyah beyazlı kulübün gerek Tabata gerekse İsmail için Gaziantepspor'a bugüne dek 1 lira bile ödemediğini ileri sürdü.


Ünlü yorumcu NTV Spor'daki televizyon programında, geçtiğimiz sezon 8 milyon Euro gibi astronomik bir bedelle transfer edilen Brezilyalı için henüz kulübüne hiçbir ödeme yapılmadığını söyledi.
Futbolda geçtiğimiz yılın en çok konuşulan olayı Gaziantepspor'un iki başarılı oyuncusu Rodrigo Tabata ile İsmail Köybaşı'nın Beşiktaş'a transfer olmasıydı. Olayın bu kadar çok gündemde olması da boşuna değildi, çünkü açıklanan rakamlara göre siyah beyazlı kulüp iki oyuncunun bonservisi için rekor miktarda para ödemeyi taahhüt etmişti; Rodrigo Tabata'ya 8 milyon Euro, İsmail Köybaşı'na 6.5 milyon Euro. Futbolcuların bugüne dek Beşiktaş'a ne kadar katkı yaptığı bir tarafa, toplam 14.5 milyon Euro'yu bulan bu transfer anlaşması için önceki gün şok bir iddia ortaya atıldı...
NET OLARAK BİLİYORUM 
Beşiktaş'ın sembol futbolcularından Sergen Yalçın, siyah beyazlı kulübün gerek Tabata gerekse İsmail için Gaziantepspor'a bugüne dek 1 lira bile ödemediğini ileri sürdü.
Ersin Düzen'in sunduğu "Futbol Pazarı" adlı programda Beşiktaş'ın yeni transferleri Simao Sabrosa, Hugo Almeida ve Manuel Fernandes'e ilişkin görüşlerini dile getiren Yalçın, "Bu kadar transfer yapıyorsun, yaptığın transfer için para vermiyorsun. 8.5 milyon Euro Tabata'ya, 6 milyon Euro İsmail'e bonservis bedeli karşılığında anlaşıyorsun ama 100 Euro bile vermiyorsun" dedi.
4.5 MİLYON EURO VERİLECEK 
Sergen Yalçın, spiker Ersin Düzen'in, "Tabata ve İsmail için Gaziantepspor'a 100 Euro bile verilmediğine emin misiniz?" sorusu üzerine, "Net olarak biliyorum. 100 Euro bile verilmedi" ifadesini kullandı. Yalçın daha sonra, Beşiktaş'ın 1 lira bile ödeme yapmadığı Tabata üzerinde hak iddia etmesinin de ayrıca tartışılması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Beşiktaş Kulübü, bonservislerine yüksek miktarlarda para ödemeyi taahhüt ettiği Rodrigo Tabata ve İsmail Köybaşı'nın alacağı ücretleri ise Borsa'ya şöyle bildirmişti: Tabata'ya; 2009-2010 sezonu için 1 milyon 400 bin Euro, 2010-2011 sezonu için 1 milyon 500 Euro, 2011-2012 sezonu için ise 1 milyon 600 Euro (toplam 4.5 milyon Euro); İsmail'e; garanti para olarak ilk yıl 500 bin, 2. yıl 550 bin, 3. yıl 600 bin ve 4. yıl da 650 bin lira, ayrıca maç başına da ilk 2 yıl 20 bin, 3. ve 4. yıl 25 bin lira (toplam 2.3 milyon lira artı maç başı).
BEŞİKTAŞ'TAN PARANIN YARISINI ALDIK 
"Sergen Yalçın'ın iddiası doğru değil. Çünkü biz Beşiktaş'la Tabata ve İsmail Köybaşı'nın transferi için bir ödeme takvimi yaptık. Gecikmeli de olsa taksitler ödeniyor. Ve şu ana kadar da Tabata ve İsmail'in transfer bedellerinin yarısını tahsil ettik."

SÖZLEŞMEDE YAZAN RAKAMI ÖDEDİK 
"TABATA'nın bonservisi için protokolde gerekli olan ödemeyi yaptık. Tabata konusunda iki kulüp arasında hiçbir sorun yok. Ve bu oyuncu için bonservis bedelinin yarısı ödendi, diğer kısmını da senet olarak verdik."


Bursaspor öyle bir istekte bulundu ki!

Bursaspor Sercan Yıldırım ve Volkan Şen'i isteyen G.Saray'dan öyle bir istekte bulundu ki...

Bugün Gazetesi'nin haberine göre; Devre arasında takımı güçlendirme hesapları yapan Galatasaray'ın, Bursasporlu 2 futbolcuda ısrarı sürüyor. Sercan ve Volkan'a Aslantepe'de sarı-kırmızılı formayı giydirmek isteyen yönetimin bu arzusuna Timsah taş koydu. 2 yıldıza karşılık adeta servet istedi.

Galatasaray'ın Volkan Şen ve Sercan Yıldırım aşkı bitmek bilmiyor. Bursaspor yönetimi bu ikili için hiçbir kulüpten teklif almadıklarını söylese de benim haber kaynağım olayın hiç de böyle olmadığını söylüyor. Geçtiğimiz günlerde sarı-kırmızılı yönetim, Volkan Şen ve Sercan Yıldırım'ı takımlarında görmek istediklerini bir kez daha yeşil-beyazlı idarecilere ilettiler.
ŞAŞKINA DÖNDÜLER
Ama bu kez Bursaspor yöneticilerinden bu teklife karşı inanılmaz bir cevap aldılar. İdareciler, Galatasaray yöneticilerine "Bu transfer tabii ki olabilir. Ama bize bu 2 oyuncu karşılığında Sabri Sarıoğlu ve Mehmet Batdal artı 10 milyon Euro isteriz. O zaman biz de bu transfere onay veririz" diye karşı bir alternatif sunarlar.

Bu olay karşısında kısa süre bir şaşkınlık yaşayan sarı-kırmızılı yöneticiler, "Biraz düşünelim. Size en kısa zamanda olumlu ya da olumsuz bir cevap vereceğiz" sözleriyle görüşmeden ayrılırlar. Galatasaray'ın cevabının ne olacağını ben de merakla bekliyorum. Öğrendiğim gibi de bu sayfalarda sizinle paylaşacağım.
SÜRPRİZ İSİM ÖMER AYSAN
Bu arada, Galatasaray'ın bu ikiliden başka Türkiye'den almak istediği sürpriz bir isim daha ortaya çıktı. Sarı-kırmızılıların teknik direktörü Hagi, yöneticilere eski Trabzonsporlu şimdiki Manisasporlu Ömer Aysan'ı takımda çok görmek istediğini söyledi. İdareciler de bu oyuncu için nabız yokladı. Bir iki gün içinde, 28 yaşındaki defans oyuncusunun takıma katılıp katılmayacağı netlik kazanacak


Beşiktaş'ın transferleri ile ilgili şok iddia

Quaresma, Almeida ve Simao gibi isimleri ‘kelepir’ bonservis ücretleriyle transfer eden Beşiktaş’ın sırrı ‘fon’larda çıktı.

Beşiktaş’ın transfer ettiği futbolcular hem kariyerleri hem de fiyatları ile tüm kamuoyunu şaşırttı. Nasıl şaşırtmasın? Quaresma, Guti, Almeida ve Simao gibi ünlü isimler, sıradan bir futbolcuya verilebilecek bonservis ücretleri ve yıllık ücretle Türkiye’ye getirilebildi. 


Futbol yorumcuları ve spor adamları bu çok başarılı transferleri hayretle izlerken“Bu işin içinde bir bit yeniği var”türünden cümleleri de duyduk. 


Hatta bir spor yorumcusu Beşiktaş’ın antrenman tesislerini kastederek“Ümraniye’de petrol mü buldunuz”diye şaka yollu gönderme bile yaptı. Ancak işin aslında ne olduğu dün borsa kulislerinde patladı. Borsa kulislerini sallayan habere göre BJK’nın mütevazı fiyatlarla transfer ettiğini açıkladığı futbolcuların asıl sahipleri uluslararası dev bir fon. 

Beşiktaş bu futbolcuların bonservislerinin ancak yüzde 20’sinde bilemediniz yüzde 30’unda söz sahibi. Beşiktaş’ın borsaya açıkladığı bedeller de sadece kulübün cebinden çıkan rakamlar. Futbolcunun sözleşme bedelinin fon tarafından ödenen kısmı ise açıklanmıyor. 


ALMEIDA’NIN SAHİBİ FON 

Peki bu süreç nasıl işliyor? Uluslararası fonlar, futbolcuları aynı şirketler gibi görüyor. Futbolcu’ya yatırım yapan fon, futbolcuyu bir futbol kulübü ile birlikte satın alıyor. Futbolcunun bonservisinin ya tamamı veya yüzde 70-80 gibi büyük kısmı fonda bulunuyor. Amaç gerçekleşip futbolcunun piyasa değeri artınca da satış listesine konulup satılıyor. Fon futbolcunun bonservisi için ödenen paranın büyük kısmını alarak parayı cebine koyup çıkıyor. 


Özellikle yıldız olma potansiyeli taşıyan futbolculara yatırım yapan bu fonlar, Almeida, Quaresma gibi bir dönem parlayan ancak daha sonra sönmeye yüz tutmuş futbolcular ile genç futbolcuları tercih ediyor. İddiaları sorduğumuz adının açıklanmasını istemeyen bir Beşiktaş yöneticisi, Werder Bremen’den 2 milyon Euro’ya alındığı açıklanan HugoMiguel Pereira de Almeida’nın fonla ortak alındığını doğruladı ve “Alırken de satarken de ortak olunan birmodelimiz var” dedi. Yönetici diğer oyuncularda bu durumun söz konusu olmadığını kaydetti ancak Quaresma, Guti ve Simao’nun da fonla ortak alındığı yönündeki iddialar güçlü. Aynı yönetici, kulübün borsaya bildirdiği rakamların fon ve kulübün ortak ödedikleri toplamtransfer ücreti olduğunu ifade etti.


Sözleşmeye ‘İngiliz hukuku geçerli’ maddesi 

Fonlar bu alışverişi yaparken futbolcu ile önceden gizli veya açık bir anlaşma yapıyor. Bu anlaşmaya göre tüm haklar uluslararası fona devrediliyor. Ardından herhangi bir kulüp ile yapılan anlaşmalara ise İngiliz hukuk kurallarının geçerli olduğu maddesi eklenerek futbolcu ile fon arasında yapılan anlaşmanın asıl anlaşma olduğu kabul ediliyor. Böylece futbolcu satılmak istendiğinde ne FIFA’nın ne de futbol kulübünün bir iddiası olabiliyor. Şimdi borsa kulislerinde başta Almeida olmak üzere Beşiktaş’ın 4 as futbolcusunun bonservisinin de uluslararası bir fonda olduğu, bu futbolcular değerini bulur bulmaz satış listesine konulacağı belirtiliyor. Üstelik bu satıştan Beşiktaş’ın öyle fazla bir kazancı da olmayacak. 

MEĞER FİYATLARI ÜÇ KAT FAZLAYMIŞ
İddia doğruysa Beşiktaş borsaya da açıkladığı transfer bedellerinin aslında üç-dört katı bir bedelle dört ünlü futbolcusunu transfer etti. Ancak bu bedelin sadece yüzde 20- 30’u kulübün kasasından çıktı. Yani bu iddiaya göre Almeida 2 milyon değil, 6 ile 8 milyon Euro arasında bir bedel ile transfer edilmiş. Diğer yandan Başiktaş’ın borsaya bildirdiği rakam doğru ise yani futbolcunun bonservisi için ödenen para toplam 2 milyon Euro ise bu kez kulübün cebinden bu transfer için sadece 600 bin Euro çıkmış oluyor.

SPK İŞLEM BAŞLATABİLİR 
Beşiktaş'ın finansman modeli farklı olsa da halka açık olan şirket bunu açık olarak Sermaye Piyasası Kurulu'na bildirmediği yatırımcıyı bilgilendirmediği için SPK'nın incelemesine tabi olabilecek.

Satarken de yüzde 80’i fonun
Alırken ödenen miktar az olsa da asıl sorun satılırken ortaya çıkıyor. Çünkü BJK alırken olduğu gibi ancak bonservis bedelinin yüzde 20-30’unu alabilecek. Bir diğer önemli handikap da futbolcunun değerini bulması halinde Başiktaş’ın ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın satılabilecek olması

BEŞİKTAŞ’IN BİLANÇOSUNDAKİ TAHRİBAT 
Özsermaye 1 yılda 4 kat birden eridi 

Beşiktaş, devre arasında transferleri bir bir patlatarak tüm dikkatleri üzerine çekerken, herkes ‘Beşiktaş bu kadar borç içindeyken, bu kadar klas transferleri nasıl yapıyor' sorusunu sormadan da edemiyor. Çünkü, herkesin malumu olduğu gibi siyah-beyazlı ekipmali açıdan pek de iyi bir durumda değil. Kulübün son yıllarda aldığı futbolculara ödediği yüksek bonservis bedelleri ve yüksek tazminatlar nedeniyle Beşiktaş'ın bilançosunda oluşan kara delik giderek büyüyor.

BORÇLAR ÜÇ AYDA 38 MİLYON TL ARTTI
Hatta öyle ki, Beşiktaş'ın halka açık şirketi Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş'nin özsermayesi, eylül ayında açıklanan ilk 3 aylık bilançosunda eksi 66milyon liraya kadar gerilemiş durumda. Oysa çok değil, Ocak 2010 itibarıyla şirketin özsermayesi eksi 15 milyon civarındaydı. 

Bir başka ifade ile Kartal'ın özsermayesindeki erime yaklaşık 9 ayda 4 kat daha arttı. Beşiktaş bilançosundaki sıkıntılar Başkan Yıldırım Demirören'in, selefi Serdar Bilgili'den yönetimi devralmasıyla birlikte başladı. 


Yaklaşık 7 yıldır Beşiktaş Başkanlığı'nı yapan Demirören döneminde kulübün 2009 yılı 12 aylık bilançosuna göre kısa vadeli borçları 226.7milyon liraya çıkarken, uzun vadeli borçlar 62.7 milyon liraya ulaştı. Oysa Serdar Bilgili yönetimi devrederken Kartal’ın kısa vadeli borçları 35.7 milyon lira, uzun vadeli borçları ise 34.6 milyon liraydı. Son açıklanan 2010 yılı ilk üç aylık bilançoda ise kısa vadeli borçlar 245.7 milyon liraya çıkarken, uzun vadeli borçlar 80 milyon liraya çıktı. 

Bir başka ifadeyle Beşiktaş'ın kısa ve uzun vadeli borçları sadece 3 ayda yaklaşık 38milyon lira artmış durumda. Üstelik bu rakamlar sadece ilk üç aylık bilançoya ait. Serdar Bilgili yönetiminin Beşiktaş'tan ayrıldığı 2004 yılıMayıs ayı itibarıyla Beşiktaş kulübü 10.9 milyon kâr ederken, 2009’da yıllık bilanço itibarıyla Kartal, 48.4 milyon lira zarar yazmış durumda.

ZARAR 48.4 MİLYON LİRA 
Artan harcamalar nedeniyle 2009’da yıllık bilanço itibarıyla Beşiktaş, 48.4 milyon lira zarar yazmış durumda.

7 YILDA SADECE BONSERVİSE 80 MİLYON EURO HARCANDI 
Beşiktaş'ın finansal tablosunda oluşan bu ağır tahribatın hiç kuşkusuz en önemli nedeni alınan çok sayıda futbolcu oldu. Demirören 7 yıldır süren başkanlık döneminde tam 68 futbolcu satın alırken bu futbolcuların sadece bonservislerine 80 milyon Euro ödendi. 

Kartal, bu futbolcuların büyük çoğunluğunu ise ya ücretsiz olarak serbest bıraktı ya da yabancı kontenjanı açmak için karşılıksız kiraya verdi. Bedelsiz gönderilen futbolcular arasında bonservisine 7.5 milyon Euro verilen ve sezon başı bedavaya gönderilen Delgado gibi yıldızlar da var. Başkan Demirören döneminde tek başarılı futbolcu satışı ise John Carew oldu. Kartal 3.5 milyon Euro bonservis bedeli ödediği Carew'i Lyon'a 7.6 milyon Euro'ya satıp transferden kâr sağladı. Bunun dışında satılan bütün futbolcular ödenen bonservis bedelinin altında elden çıkarıldı.

Sahaların Bolt'u G.Saray yolunda!

Türk Telekom Arena'ya en az bir dünya yıldızı çıkarmaya kararlı olan Galatasaray, büyük bir stara daha kancayı taktı.

Bugüne kadar birçok yıldız için girişimlerde bulunan sarı-kırmızılı kulübün gündemine gelen son isim, dünyanın en süratli forvetlerinden biri sayılan Obafemi Martins oldu. 


Teknik direktör Hagi'nin de onayını alan sportif direktör Adnan Sezgin, Rubin Kazan'da forma giyen golcü futbolcunun menajeri Nicola Walter ile pazar günü temasa geçti.
Sezon başında transfer olduğu Rus kulübünde bekleneni veremeyen ve sadece bir maç 90 dakika sahada kalan Martins'in takımdan ayrılmak istediği biliniyor.
Galatasaray'a sıcak bakan Nijeryalı yıldızın, Sezgin'e menajeri Walter aracılığıyla "Kulübümü ikna ederseniz İstanbul uçağına binmeye hazırım"dediği bildirilirken, Rubin Kazan'ın da bu oyuncuyu 7 milyon euro'ya satabileceği vurgulandı. Müthiş driplinglerinin yanı sıra hırsıyla da dikkat çeken Martins, Rubin Kazan'da 12 maçta 2 gol attı.


Bu olay Fatih Altaylı'yı bile utandırdı

G.Saraylı olduğundan ve bundan utanacağı Fatih Altaylı'nın bile aklına gelmezdi. Ama bu olay Altaylı'yı bile utandırdı.

17 Yaş Altı Akademi Futbol Ligi'nde Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi maçta yaşanan olaylara bir tepki de Habertürk yazarı Fatih Altaylı'dan.


Fatih Altaylı kendisini utandıran bu olay için şunları yazı;
U-TAN-DIM... 


Hem de çok...

Neden utandım biliyor musunuz, Galatasaraylı olduğumdan. Ve bundan utanacağım hiç aklıma gelmezdi. (Gerçi basketboldaki sahtecilik olayından da çok utanmıştık ama...)

Pazar günü yaşanan rezalet her Galatasaraylı için ciddi bir utanç vesilesidir.

17 yaşın altında çocuklar maç yapıyor.

Maçın bir yerinde bir gerilim yaşanıyor, çocuklar tartışıyor, belki de kavga ediyor. Önemli değil. Sahadalar, yorgunlar, delikanlılar, ateşliler. Olabilir.

Ama sonrasında olanlar olamaz.

Tribünde oturan bir grup “hayvan”, rakip takımın, yani Fenerbahçe’nin oyuncularına, daha doğrusu çocuklarına saldırıyor.
Dövüyor, kırıyor.

Tartışan çocukları ayıracaklarına, çocukları dövüyor.

Bu gerçekten utançtır.

Tabii sonrasında olanlar da utanç verici.

Galatasaraylı hiçbir yöneticinin çıkıp adam gibi özür dilememesi, konuyu geçiştirmeye çalışması falan da utançtır.

Galatasaraylılar birkaç yıldır övünüp duruyorlar, “En fazla taraftar bizde” diye.

Ben artık bununla övünmüyorum.

Böyle taraftar olacaksa, olmasın.

Biz eski günlerdeki gibi bir avuç taraftar olmaya razıyız.

Biz insan gibi taraftar istiyoruz.

Bunları değil.


İşte Kazım'ın yerini alacak isim

F.Bahçe'nin kapısını çalacak olan Aston Villa yönetimi, Fenerbahçe'ye müthiş bir takas teklifi sunmaya hazırlanıyor.

Fenerbahçe'de gözden çıkarılan ve"Kendine takım bul" denilen Colin Kazım, Aston Villa ile prensipte anlaşırken İngiliz kulübü bu transferi hayata geçirmek için sürpriz bir plan hazırladı.

Önümüzdeki günlerde Colin Kazım için Fenerbahçe'nin kapısını çalacak olan Aston Villa yönetimi, bu futbolcuya karşılık, sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan golcüsü John Carew'i önerecek. İngilizler ayrıca 2 milyon euro da para talebinde bulunacak. Bu sezon genellikle ikinci yarılarda oyuna giren ve Aston Villa ile sözleşme yenilemeyeceği belirtilen Carew'in Fenerbahçe'ye gelmeye sıcak baktığı bildirildi.
Öte yandan Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ın da 1.93 boyundaki Norveçli golcüye "Hayır" demeyeceği tahmin ediliyor. Her iki kanattan gelen ortalara kafa vuracak uzun boylu ve güçlü bir santrfora ihtiyaç duyan Fenerbahçe'nin, Kazım-Carew takası önerisine nasıl bir yanıt vereceği merak konusu.

2004-05 sezonunda Beşiktaş'ta oynayan ve siyah-beyazlı formayla 24 maçta 13 gol atan Carew, 2007'den bu yana Aston Villa'da top koşturuyor. 31 yaşındaki futbolcu, İngiliz kulübünde 110 maçta oynadı, 37 gol attı.


Galata Saray'ın gündemindeki sürpriz isim

Bulgar basınında forvet transferi iddiaları var..

Devre arası transfer döneminde kadrosunu güçlendirmek isteyen Galatasaray için forvet iddiaları bitmek bilmiyor.

Adrian Mutu ve Julio Baptista iddialarının ardından Bulgaristan'ın güçlü ekiplerinden Levski Sofya forması giyen Garra Dembele'yi istediği Bulgar basınında yer aldı.
Sofiaecho.com adlı sitede yer alan habere göre bu sezon oynadığı 12 maçta 16 kez fileleri sarsan Fransız golcü için iki kulüp arasında görüşmeler başlarken, Galatasaray'ın yaptığı 2 milyon avroluk teklifi az bulan Levski başkanı Todor Batkov 3 milyon avro talep ediyor.
Mali asıllı Fransız futbolcu Auxerre B Takımı'nda forma giydikten sonra birçok kulüpte forma giyen 25 yaşındaki oyuncu geçen yaz Lokomotiv Plovdiv'den Levski'ye geçmişti.


Beşiktaşlılar'ı heyecanlandıran transfer

Futbol komitesi başkanı Adalı'nın Bayern Münih'li yıldızla görüşmelere başlaması bile, camiada büyük sevinç yarattı..

Beşiktaş'ta Hamit Altıntop heyecanı yaşanıyor... Sezon başında yaptığı flaş transferlerle adını tüm Avrupa'ya duyuran, şimdi de ara transfer dönemine hızlı bir giriş yapan Kara Kartal'ın yeni hedefi Hamit Altıntop oldu. 


Önce Fernandes, ardından Simao Sabrosa veHugo Almeida'yı renklerine bağlayarak rakiplerine adeta gözdağı veren siyah-beyazlıların rotasını Bayern Münih'in tecrübeli oyuncusu Hamit Altıntop'a çevirmesi Beşiktaş camiasında büyük bir heyecan yarattı.

UEFA Kupası sürpriz olmaz

Siyah-beyazlı ekibin futbol komitesi başkanı Serdal Adalı'nın, yıldız futbolcuyla bir görüşme yapması taraftarların takdirini aldı. Beşiktaşlılar, sanal alemde yaptıkları yorumlarda, "Bu sezona iyi başladık ama yaşanan sakatlıklar nedeniyle ilk yarıyı istediğimiz yerde tamamlayamadık. Üç çok önemli yıldızla, kadromuz güçlendi. Şimdi Hamit Altıntop'u da alırsak, gerçek anlamda ligin tozunu atarız. Hatta UEFA Kupası'nı almamız bile artık sürpriz olmaz" ifadelerini kullandılar.


Gheorghe Hagi ısrarla O'nu istiyor!

Sarı-Kırmızılılar, forvet arayışlarında yerli bir ismin peşine düştü.

Sarı-Kırmızılılar, forvet arayışlarında yerli bir ismin peşine düştü; İbrahim Akın.İstanbul BŞB'nin golcüsü için görüşmelere başlandı!

Sarı-Kırmızılı takımın Rumen teknik direktör Hagi, İstanbul Büyükşehir Belediyespor formasını giyen İbrahim Akın'ın alınması için yönetime istekte bulundu. Galatasaray'la ismi anılmaya başlayan forvet oyuncusunu takımında
görmek istediğini söyleyen Rumen çalıştırıcının isteği üzerine görüşmelere başlandı.
Ancak bu oyuncuyu İstanbul Büyükşehir Belediyespor Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın bırakmak istememesi ve transfere olumsuz yaklaşması işi zorlaştırıyor. Sarı-Kırmızılı yöneticilerin İbrahim Akın için önümüzdeki günlerde bir kere daha pazarlık masasına oturacakları açıklandı.


İşte Fenerbahçe'nin Güiza kararı!

Fenerbahçe Yönetimi, ligin ikinci yarısında da oynamaması kesinleşen Güiza'nın sözleşmesini askıya alacak.

Fenerbahçe Yönetimi, ligin ikinci yarısında da oynamaması kesinleşen İspanyol oyuncunun sözleşmesini sezon sonuna kadar askıya alacak, yabancı transferi için kontenjan sağlayacak.

Fenerbahçe Yönetimi, devre arasında transfer yapabilmek için sakatlığı nedeniyle ligin ikinci yarısında da forma giyemeyeceği açıklanan İspanyol golcü Daniel Güiza'nın sözleşmesini altı aylığına askıya alacak.
İspanya'da topuğundan ameliyat geçiren ancak sağlığına bir türlü kavuşamayan Güiza'dan gelen son olumsuz haberler üzerine bu oyuncunun sözleşmesini dondurma kararı alan sarı-lacivertli yönetim böylece yeni yabancı transferi için de kontenjan açmış olacak.
Şu an kadrosunda 10 yabancı oyuncu bulunan ve bunların hiçbirini elinden çıkaramayan sarı-lacivertli kulübün, İspanyol oyuncuya parasını yine ödeyeceği ifade edildi. Güiza'nın da bu formüle sıcak baktığı, Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın yönetime verdiği rapor doğrultusunda İspanyol oyuncunun yerine yeni bir ismin devre arası takıma katılacağı bildirildi.
Fenerbahçe'den yılda 3.5 milyon euro alan Daniel Güiza'nın sezon sonunda kesinlikle satılacağı, yönetimin bu oyuncunun artık hiçbir yarar sağlamayacağı konusunda görüş birliğine vardığı da kaydedildi.
Bu arada Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın, Başkan Aziz Yıldırım'a vereceği rapor doğrultusunda önümüzdeki hafta transfer çalışmalarının hız kazanacağı, daha önce takibe alınan birkaç isim ile bağlantıya geçileceği bildirildi. Yeni transferlerin hazırlık çalışmalarına katılması konusunda Kocaman'ın ısrarcı olacağı da öğrenildi.


Galata Saray'ın son bombası Aston Villa'dan!

Her gün adı yeni bir futbolcu ile anılan Galatasaray'ın transfer gündemine son gelen isim Stephen Ireland oldu.

Orta sahada oyunun iki yönünde de etkili olacak bir oyuncu arayan Galatasaray'da gündeme gelen son isim, ocak ayında Aston Villa'dan ayrılacağını açıklayan Stephen Ireland oldu.
Menacerler, transfer çalışmalarını titizlikle yürüten Galatasaray'a hemen her gün yeni isimler öneriyor. Bunların sonuncusu, Aston Villa'da forma giyen Stephen İreland oldu.
Sezon başında James Milner'a karşılık Manchester City'den transfer edilen 24 yaşındaki oyuncu, yeni takımına uyum sağlayamadı. Buna bir de peş peşe gelen kötü sonuçlar eklenince, İrlandalı futbolcu ocak ayında ayrılmak istediğini teknik patron Houllier'e iletti. Fransız çalıştırıcının bu isteğe olumlu yanıt vermesi üzerine, menacerler kolları sıvadı.
Başarılı orta saha oyuncusu için bazı kulüplerin kapısını çalan menacerlerin ilk adreslerinden biri de Galatasaray oldu.


Hagi'nin, yönetimden özellikle istediği, orta sahada hem ofansif, hem de defansif anlamda katkı sağlayacak oyuncu profiline tam olarak uyan İreland'a olumlu baktığı öğrenildi.
Maliyeti düşürülürse...
Yönetimi düşündüren tek konu, Stephen İreland'ın maliyeti. Aston Villa'nın yıldız oyuncu için en az 8 milyon Euro istediği belirtildi. Sarı-Kırmızılılar, eğer bu fiyatı aşağı çekmeyi başarırlarsa, İreland sezonun ikinci yarısında Galatasaray forması giyebilir.
Kimdir?
Adı: Stephen İreland
Doğum yeri: Cobh/İrlanda Cum.
Doğum tarihi: 22.08.1986
Mevkii: Orta saha
Oynadığı takımlar: Cobh Ramblers, Manchester City, Aston Villa


Hakem suçlu ise Daum'u niye kovdu?

Erman Toroğlu, kaçan şampiyonluğu hakem Yunus Yıldırım‘a bağlayan Aziz Yıldırım‘a, Daum’u neden kovduğunu sordu.

Hürriyet Gazetesi yazarlarından eski hakem Erman Toroğlu, kaçan şampiyonluğu hakem Yunus Yıldırım‘a bağlayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım‘a, Alman teknik adam Christoph Daum’u neden kovduğunu sordu.


İşte Erman Toroğlu’nun yazısı:

AZİZ Yıldırım son 5 sezondur 10 kez Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu’na gönderildi. Toplam 21 ay hak mahrumiyeti cezası aldı. 105 bin lira da para cezasına çarptırıldı. Cezaların tamamı federasyonlara ve hakemlere karşı şuç işlemeye yönelikti. 2007 yılında Beşiktaş ile oynanan kupa maçı sonrası hakem Selçuk Dereli’nin soyunma odasını bastı, 1 yıl ceza aldı. Geçen sezon da aynı eylemi Gaziantepspor maçında Kuddusi Müftüoğlu’na yaptı. Bu sefer de Sivasspor maçının devre arasında Yunus Yıldırım’a. Son olarak da 21 gün ve 30 bin lira para cezası aldı.

Aziz Yıldırım bu işleri devamlı yapıyor. Ama ondan sonra da çıkıyor ve etik değerlerden bahsediyor. Kulüpler Birliği Başkanı olarak çok konuda ahkam kesiyor. Başbakan nerede, hemen yanına yaklaşıyor oralarda hep masumu oynuyor. Yaptıkları ise meydanda… 

Durup dururken Aykut Kocaman çıktı, Trabzonspor’un 3 penaltısından bahsetti. Bana göre bu pozisyonlardan ikisi penaltıydı. Başkalarına göre de bu durum değişik olabilir. Aykut Hoca’nın söylediği 3 penaltıyı hakem veya futbol adamı olan ve yüzde yüz futbolun içinde olan kişilere soralım, hemen hemen aynı cevabı alırız. 

Zihniyet hep aynı 

Peki bunu çıkıp Aykut Kocaman mı söyledi? Bence hayır. Aziz Yıldırım istedi Aykut Kocaman konuştu. Aykut Hoca’nın buradaki konuşma dili kendi diline hiç benzemiyor. Sonra ne oldu? Aziz Yıldırım, Sivasspor maçının devre arasında hakemin soyunma odasını ziyaret etti!.. Ondan sonra da kupa maçı geldi.Fenerbahçe, Bucaspor’a yenildi. 

Buradaki hedef ikinci yarıda 19. hafta Kadıköy’de oynanacakFenerbahçe-Trabzonspor maçı. O maçı Trabzonspor alırsa veya berabere kalırsa Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı azalacak. Fenerbahçe kazanırsa az da olsa şampiyonluk şansı devam edecek. Yani yapılan eylem planlı. 

Aziz Yıldırım açıklama yapıyor. Fenerbahçe’nin geçen sezon kaçırdığı şampiyonuğu Yunus Yıldırım’a bağlıyor. Koca lig şampiyonluğunu Yunus Yıldırım’ın yönettiği maçtaki “Top hareketliydi, top duruyordu” tartışmasına bağlayan bir zihniyet bu. 

Ey Aziz YıldırımYunus Yıldırım hatalıysa ve bütün şampiyonluk onun çaldığı veya çalmadığı düdükle gittiyse Daum’u niye kovdun? Onun suçu neydi?. O zaman Daum başarılıydı. 

Aziz Yıldırım ne yaptı? Yunus Yıldırım gibi adam gibi bir hakemin bir daha Fenerbahçe maçlarına verilmesini engelledi. Bundan sonra Trabzonspor maçı da dahil acaba yumoş yumoş hakemler mi istiyor Aziz Yıldırım. Hani fair play? Hani marka değeri? Hepsi hikaye. Türkiye’de futboldaki şiddeti futboldaki kaosu körükleyen bu zihniyettir. Ama bunlar perdenin önünde ve arkasında ayrı oynarlar. 

İşleri planlı, hesaplı
Yunus Yıldırım hatalı maç idare edebilir. Ama Yunus Yıldırım adam gibi adamdır. Maalesef bu adam gibi adamlar bazılarının işlerine gelmezler. 
Aziz Yıldırım diyor ki, “Bakalım Yunus Yıldırım’a ne ceza verecekler?” Yunus Yıldırım’ın Fenerbahçe-Sivasspor maçında aldığı not 8.3. Eğer bu federasyon ve MHK, Yunus Yıldırım’a en kestirme yoldan maç vermezse onlara yuh olsun.

Daha da enteresanı Aziz Yıldırım, MHK Başkanı Oğuz Sarvan ile konuşmuş. Oğuz Sarvan, Yunus Yıldırımkonusunda “Hatalıdır” demiş. Benim bildiğim ve tanıdığım Oğuz Sarvan, “Hakemler de hata yapabilir” demiştir.Aziz Yıldırım’ın beğenmediği hakemler için de “Hakemler bu sezon başarılıdır” demiştir. Ama federasyon bu konuda Oğuz Sarvan’ı konuşturur mu? Onu bilemem. 

Burada şu nokta da var. Aziz Yıldırım’ın ettiği küfürleri, hakaretleri ve sözleri bundan sonra başka bir idareci hakemlere yaparsa 21 günden fazla ceza veremezsiniz. Hukukta örnek vardır. Peki bu 21 gün ceza neden verilmiştir? Bence, Galatasaray’ın yeni stadının açılışında Kulüpler Birliği Başkanı olarak Aziz Yıldırım’ın, açılışa gelecek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında bulunması için verilmiştir. Türk futboluna hayırlı olsun. 

Kocaman’ı o koltuğa Ali Şen getirdi 

FENERBAHÇE’de Aziz Yıldırım ve yönetimi Aykut Kocaman’ın arkasında mı, yoksa hocalarıyla olan mukavelelerinin süresinin bitimini mi bekliyorlar? Bu yorumları Aziz Yıldırım kendine göre yapıyor. Ama, Aziz Yıldırım’dan başka yönetimden Aykut Kocaman’a fazla destek olunduğu fikrinde değilim. 
Zaten, Aykut Kocaman’ın geliş sebebi de Ali Şen’dir. “Senin düşmanın, benim dostumdur” mantığıyla hareket etti Aziz Yıldırım. Ali Şen’in uzaklaştırdığı Aykut Kocaman’ı Fenerbahçe Teknik Direktörü yapmasındaki en önemli faktör budur.

Para yerine bilet kullanıyorlar
 

TÜRK futbolunun kanayan yarası sıfır lira değerli biletler. Bunu her kulüp kullanıyor. İstedikleri seyirciye, istedikleri yerden bilet veriyorlar. O biletleri alan seyirci zaten o biletleri elden satıp kendisi stada bedava giriyor. Sonra idareciler diyorlar ki “Biz seyirciye para vermiyoruz.” Akıllı adamlar. Para yerine bilet kullanıyorlar. Kendinden olmayan seyirciye de biletleri 50-100 lira arasından satıyorlar. Bende bu biletlerden bolca var. Bunu çözecek olan futbol federasyonlarıdır. Geçmiş zamanlarda, Avrupa’daki maçlarda bazı federasyonlar da bunları kullandılar. 

Ocak transferleri beni hep düşündürür

BEŞİKTAŞ ha bire yabancı alıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi bilemem ama ocak ayında yapılan transferlerin ne kadarı isabetli olur, o tartışılır. Kendisine faydalı olan adamı, kulübü niye sana versin? Oynatsa zaten kendi oynatır. Özellikle de ocakta. 

Umarım yanılırım. Çünkü, dönüyorsunuz Guti’ye bakıyorsunuz, Quaresma’ya bakıyorsunuz ilk yarıdaki oynama oranları çok düşük. Yaşadıkları hayata bakıyorsunuz onun performansı da düşük. O zaman bu kadar yabancı başarılı olamazsa hepsi Beşiktaş’ın elinde patlayacak demektir. 

Eğer futbolcu alarak devamlı şampiyon olunsaydı, Real Madrid dünyada açık ara bütün kupaları götürürdü. Ama altyapıdan gelen oyuncularla oynayan Barcelona, “Ben takımım. Real Madrid değil” diyor. 

İngiltere’de büyük panik var 

İNGİLTERE’nin başkenti Londra’dayım. Eskiden Christmas kimse iki gün sokağa çıkmazmış. Hele yılbaşı da olunca bütün dükkanlar kapanırmış. Mış mış, mış… Artık öyle değil. Önümüzdeki yıl KDV’yi İngiliz hükümeti 17.5’tan 20’ye çıkarıyor. Ticaretle uğraşanlar dört gün sonra yürürlüğe girecek bu karardan son derece tedirginler. Bir gün Christmas izni verdiler ertesi gün bütün dükkanlar açıldı. Çünkü satışlar çok az. Panik var. Eski İngiltere’nin yerinde yeller esiyor. Herkes can derdinde. 

Eminönü bilmecesi
 

EMİNÖNÜ alt geçidiyle ilgili daha önce bir yazı kaleme almıştım. Biz her şeyi polisten bekliyoruz. Ama belediyelere ve polise halk olarak yardım etmiyoruz. Eminönü alt geçidindeki keşmekeşlik yüzünden geçen gün şüpheli bir paket fünye ile patlatıldı. Allah’tan bomba çıkmadı. Belediye’nin bazı şeyleri yapması için illaki bomba mı konulması ve yüzlerce kişinin ölmesi mi lazım?